Yogadan Uzaklaşmak
- Özgür Satılmış

- 17 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Hepimiz Yogaya başladığımızda büyük bir heyecanla yola çıkıyoruz. İlk zamanlar bedenin açılması, zihnin sakinleşmesi ve ruhun hafiflemesi bizi motive ediyor. Ancak zamanla yaşamın içindeki öncelikler, sorumluluklar ve görünmez engeller devreye giriyor. Yoga, fark etmeden ikinci hatta üçüncü plana düşebiliyor.
Bu yogadan uzaklaşma bazen fiziksel ağrılarla kendini gösteriyor.
Bazen enerjinin ağırlaşmasıyla gelen bir üşengeçlik hissi oluşuyor.
Bazen ise çok daha derinlere gizlenmiş nedenler devreye giriyor: ruhsal sınavlar.
Ruhsal sınavların ne olduğuna ve yaşamımızdaki etkilerine aşağıdaki bağlantıda detaylıca değinmiştik. Eğer henüz okumadıysanız mutlaka incelemenizi öneririm; okuduysanız bile tekrar okumanın yeni farkındalıklar getireceğini göreceksiniz:
Kaynak Yetersizliği Algısı ve Erteleme Döngüsü
Ruhsal sınavların en sık karşılaşılan biçimlerinden biri, “kaynakların yetersiz olduğu” düşüncesidir.
Zamanın yoktur…
Maddi koşullar uygun değildir…
Programın çok yoğundur…
Bu gerekçeler pratiği ertelememize ya da ondan tamamen kaçmamıza sebep olabilir.
Bu noktada kendine dürüstçe şu soruları sorman çok kıymetli:
Gerçekten hiç mi zamanın yok? Bir saat bile mi? Kendine ayırdığın 1 saat çok mu?
Maddi sebeplerden dolayı erteliyorsan, bunu çevrendekilerle veya hocalarınla konuştun mu, destek istedin mi?
Yoksa zihnin, seni konfor alanında tutmak için bahaneler mi üretiyor?
Ben de bunu zaman zaman yaşıyorum. Yetiştirmem gereken bir iş olduğunda, “Pratiği sonra mı yapsam?” dediğim anlar oluyor. Ancak eğer o anda zihnimi özgürleştirebilir ve matın üzerine çıkabilirsem, sonrasında aynı işi çok daha kısa sürede ve çok daha verimli yaptığımı fark ediyorum.
Bu noktada yoga, işi aksatan bir şey olmaktan çıkıp onu destekleyen bir araca dönüşüyor.
Hayatın Gerçekleri ve Kendini Unutmamak
Elbette her zaman her şey planladığımız gibi gitmeyebilir.
Hastanede bir yakınınız olabilir, çocuğunuzu okuldan almanız gerekebilir.
Bu gibi durumlarda tüm programını iptal et demiyorum.
Ancak şunu hatırlamak çok önemli:
Başkalarına gerçekten yardım edebilmek için senin fiziksel, ruhsal ve zihinsel olarak sağlıklı olman gerekir.
Tıpkı uçaklarda yapılan o tanıdık uyarı gibi:
“Önce kendi oksijen maskenizi takın, sonra çocuğunuza yardım edin.”
Ruhun Bildiği Yola Çağrı
Kısacası, bu senin ruhunun yolculuğu.
Ruhun, neyin ona iyi geldiğini derinlerde bir yerde zaten biliyor ve ona doğru çekiliyor.
Ama bazen unutuyor.
Bazen konfor alanına çekilmek istiyor.
Bu konfor alanı bazen bir bira,
bazen bir ilişki,
bazen de masum görünen bir bahane olabiliyor.
Peki Bu Döngüden Nasıl Çıkarsın?
Cevap çok basit ama bir o kadar da cesaret ister:
Kendine dürüst olarak. Gerçekten dürüst olarak.
Gözlerini 1 dakikalığına kapat.
Derin 3 nefes al.
Ve kendine şu soruyu sor:
“Şu anda ruhumun gerçekten neye ihtiyacı var?”
“Bu ihtiyacın önündeki engel gerçek mi? Yoksa bir bahane mi?”
Sonra cevabı zorlamadan, yorumlamadan, susturmadan dinle.
Cevap, zaten orada.
Namaste.
#yogadanuzaklaşmak


Yorumlar